abstract Turecki

wymowa
f. soyutlamak, özet çıkarmak, özetlemek; ayırmak; damıtmak [biy.], aşırmak; çalmak
i. soyut düşünce, özet
s. soyut, abstre, teorik, kuramsal

Przykładowe zdania

The theory is too abstract for me.
Teori benim için çok soyuttur.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
Some abstract art is difficult to understand.
Bazı soyut sanatları anlaması zordur.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
The more horrifying this world becomes, the more art becomes abstract.
Ellen Key
Bu dünya ne kadar korkunç olursa, sanat o kadar soyut olur.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
It is so abstract I cant make anything of it.
O kadar çapraşık ki, hiçbir şey anlamıyorum.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
I made an abstract of a book.
Bir kitabın özetini çıkardım.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
Not abstract murder like shooting an unknown enemy on the battlefield, but standing in a closed room with a live human being and pulling the trigger, face to face.
Savaş alanında tanımadığın birini tüfeğinle vurmaktaki gibi, öylesine bir cinayet değil. Ama kapalı bir odada, bir adamla yüz yüze durup, ona ateş edeceksin.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
It was conceived out of memory and half-forgotten impulse, and it emerged from the shadows of abstract emotions, until it was born full-grown from the mechanical realities of my fingertips.
Dünya dertlerinden uzak. anılar ve yarı unutulmuş güdülerden yaratıldı. Ve soyut duyguların gölgesinden çıkarak, parmak uçlarımın mekanik gerçekliğinde hayat buldu.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
You have the most abstract thoughts.
Çok soyut düşüncelerin var.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
Abstract art is something to feel.
Soyut sanat hissedilecek bir şeydir.
wymowa wymowa wymowau Report Error!




© dictionarist.com