confront Turecki

wymowa
f. yüz yüze getirmek, yüzleştirmek, karşılaştırmak, karşı koymak

Przykładowe zdania

I was confronted with many difficulties.
Birçok zorluklarla karşılaştım.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
They were confronted with many problems.
Onlar birçok sorunlarla karşılaştı.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
I am confronted with a difficult problem.
Zor bir problemle yüz yüze geldim.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
He was confronted with some difficulties.
Bazı güçlüklerle yüz yüze getirildi.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
She confronted him and demanded an apology.
O onunla yüz yüze geldi ve bir özür talep etti.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
We are confronted with a difficult situation.
Zor bir durumla karşı karşıyayız.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
I think it's time for me to confront that problem.
Sanırım o sorunla yüzleşmemin zamanıdır.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
A common, grave danger confronts both our worlds.
Yaygın, önemli bir tehlike dünyalarımızı tehdit ediyor.
wymowa wymowa wymowau Report Error!
- He has expressed the desire not to see you.
- During a trial, is it not my right to confront any accuser?
- Kendisi seni görmemek arzusunu ifade etti.
- Duruşma esnasında, herhangi bir itham eden kişi ile karşılaşmak hakkım değil mi?
wymowa wymowa wymowau Report Error!
- There was nothing there, chief
- Nothing?
- We went to confront him.. ...and the landlady said that the son-of-a-bitch just took off. Left everything. It's unbelievable.
- Orada hiçbir şey yoktu, şef.
- Hiçbir şey mi?
- Onunla yüzleşmeye gittik... ve ev sahibi piç kurusunun yeni ayrıldığını söyledi. Herşeyi bırakmış. İnanılmaz.
wymowa wymowa wymowau Report Error!

Synonimy

1. encounter: face, affront, challenge, cope with, brave
2. resist: oppose, dispute, challenge, defy, repel, counter, contradict



© dictionarist.com